90’lı yıllardan “modern” hayatın sinyallerini veren teknoloji dünyası, 2000’lerle birlikte hızlı bir yükselişe geçti.

Bilgisayarların zamanla küçülüp ceplerimize sığması fikri çok da uzak olmayan bir zamanda insanlar için fütüristik bir hayalken cep telefonları bugün hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Şu anki gelecek gündemimiz ise çok daha farklı: Robotların ve insanların bir arada yaşadığı, %100 çevre dostu ve adeta “yeni geleceğin temsilcisi” olan bir yaşam alanı, yani Neom.

Neom Kavramı

Neom için “yeni geleceğin temsilcisi” kavramı bir yakıştırmadan ibaret değil. Yunanca’da yeni anlamına gelen “neo” dan ve Arapça’da gelecek anlamına gelen “müstakbel” kelimesinin baş harfinden oluşmakta.

Dünya, Neom’u ilk kez Suudi Arabistan’ın veliaht prensi Prens Muhammed bin Selman’ın, 24 Ekim 2017’de Riyad’da söz aldığı “Vizyon 2030” konferansında duydu. Prens, konferansta Neom’un hedeflerinden bahsettikten sonra ilk yapım aşamasının 2025’te tamamlanmasını, “vatandaş” kabullerinin de 2030’da başlamasını beklediklerini açıkladı.

resim0

Neom, hem bilim kurgu senaryolarından fırlamış stiliyle hem de Suudi Arabistan gibi muhafazakar bir ülkenin ellerinden çıkıyor oluşuyla şimdiden büyük ilgi toplamış durumda. Peki Suudi Arabistan neden Amerika, Rusya, Almanya gibi bilim ve teknoloji devi ülkelerin bile yapmadığı bir yeniliği hedefliyor? Ya da bu planlar Suudi Arabistan için bir “yeniden doğuş” fikri mi?

Aslında bu hikayenin baş kahramanı 1-2 paragraf önce bahsettiğimiz Prens Muhammed bin Selman. Henüz 34 yaşında olmasına rağmen bulunduğu söylemler ve izlediği politikalar çoğu Suudi vatandaşı için bir umut ışığı niteliğinde. Ülkede kadın-erkek eşitliğine vurgu yapan ilk kraliyet üyesi. Kadınların konser-sinema izleme, araba kullanma tarzında sosyal özgürlüklerine yol açmasının yanı sıra ülkeyi bilim konusunda da ön plana çıkarmayı hedefliyor. Keza Neom, prensin bu hayallerinin şekil bulmuş hali.

resim1

Yeni Şehir!

Şehrin yapılacağı topraklar, daha doğrusu çölden oluşan alan bugünkü New York City’nin tam 22 kat büyüklüğünde ve Tebük kenti sınırları içinde. İklim şartlarının daha elverişli olması ve tarımda yararlanılabilmesi açısından Kızıldeniz’e kıyısının olması büyük avantaj. Enerji ihtiyacının %100 güneş ve rüzgar enerjisiyle sağlanması amaçlanan şehirde, vatandaşların beslenme ve sağlık takipleri de en doğal yöntemlerle yapılacak. Tüm gıda ürünleri üst düzey teknolojiyle tüketilmeye hazır hale getirilecek. Neom vatandaşlarının bu beslenme şekline bağlı olarak uzun bir ömre sahip olmaları muhtemel.

Sağlık sektörünün de gıda sektörüyle aynı hassasiyeti barındırması isteniyor. Seri üretimle eczane raflarında yer alan ilaçlar hastalarda farklı yan etkilere sebep olabiliyor. Neom’un iyileşme sürecinde sorun yaşamamasını isteyen çalışanlar, kişiye özel ve organik ilaçlar üretmeyi hedefliyor. Hastanın bünyesine, sağlık durumuna, genetik mirasına göre oluşturulacak ilaçlar çok daha güvenilir bir şekilde görevini yapabilecek.

Şehrin altyapısından ve estetiğinden bahsedecek olursak oldukça detaylı planlar hazırlanmış. Kızıldeniz’e kıyısı olan bölüm bir plaj olarak düşünülmüş olacak ki geceleri parlayan kumlara yer verilmiş. Aynı zamanda yapay bir Ay ile farklı bir atmosfer yakalanacak.

Çöl ikliminin kuru havasının önüne geçmek için yapay yağmur yağdırılacak. Nispeten doğal ögelerin üzerinde çok durulmuş.

İleride bir Neom vatandaşı olursanız (birkaç paragraf sonra bu konudan da bahsedeceğiz) gündüzleri kafanızı yukarı kaldırdığınızda göğe uzanan binalar ve Jetgiller çizgi filmindeki gibi uçan taksiler görebilirsiniz.

resim2

Neom gibi hayalleri süsleyen bir şehir için eğlence hayatı da yüksek bir teknolojinin eseri olacak. Jurassic Park’tan aşina olduğumuz dinozorların benzerleri robotlarla yeniden canlandırılacak. Olası güvenlik tehditlerine karşın bu macera alanı özel bir adada yer alacak.

Film çekimleri için stüdyo alanı sağlamak da Neom’un hizmetleri arasında. 26.500 metrekarelik bir şehirde aksiyon ve bilim kurgu filmleri oldukça rahat çekilebilir. Kim bilir, belki yerli robot vatandaşları da bu filmlerde seyredebiliriz.

Eğitim konusuna gelecek olursak ise dersler geleneksel sınıf anlayışının aksine hologram öğretmenler tarafından anlatılacak.

Böyle bir şehrin kurulması elbette kolay değil. Petrol zengini olmasına ve sempatik Prens Selman’a gönüllü olarak maddi destekte bulunan insanlara rağmen Suudi Arabistan, şehir için başka ülkelerle anlaşmaya vardı. Amerika, Rusya ve İsrail’den maddi yatırım alan Arabistan, proje adına devlet hazinesinden şimdiye kadar 500 milyar dolardan fazla para harcadı. Dünyanın her yerinden mühendisler ve bilim insanları çalışmaya davet edildi.

Anlaşılacağı üzere şehir sadece Suudi Arabistan sayesinde değil, pek çok ülkeden insanın emeğiyle oluşturuluyor. Bu nedenle Neom, Suudi Arabistan yasalarından muaf tutulacak ve tamamen dünya standartlarına göre olacak.

Vatandaşlığa kabul edilecekler arasında ise ilk sıralarda varlıklı kesim yer alacak. Kalan kısım için belirlenen kriterse daha önce hiç yapılmamış bir bilimsel proje fikrine sahip olmak.

Şehir hakkında söylenen her şey bir yana, Robotların insanlardan sayıca daha fazla olmasının planlanması büyük dikkat çekti. Öyle ki Washington Post bile bu şehir için “Robotların Mekke’si” tanımlamasını yapmış. Projenin başarılı olup olmaması durumunda ise kendimize nasıl bir gelecek çizeceğimiz hakkında daha somut fikirlere sahip olabiliriz.

Suudi Arabistan gibi birçok ülke teknoloji devrini yakından takip ediyor. Türkiye’nin ise bilim ve teknoloji anlamında ulusal ve uluslararası düzeyde uzun bir yol alması gerek. Ülkelerin dünyada söz sahibi olması artık savaşlara değil, bilim ve teknolojiye verdiği öneme bağlı.

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir