Henüz küçük bir çocukken ne olmanın hayalini kurdunuz? Doktor, öğretmen veya avukat? Ya da daha uçuk bir şeyler, mesela astronot gibi? Peki bir şaman kraliçe olmaya ne dersiniz? Yaklaşık 2000 yıl önce Kraliçe Himiko, Yamatai’in rahibesi ve büyük hükümdarı olarak tacını taktığında tarihteki tüm kadınlar için çıtayı yükseltmiş oldu. Yamatai Krallığının siyasi ve dini lideri olan Himiko; barış dolu yönetimiyle ülkesinde, diplomatik zekasıyla da başka ülkelerde saygı duyulan bir figürdü. Güneş Tanrıçası Amaterasu’nun elçisi olduğuna inanılan ve ismi Arkaik Japonca’da “güneşin çocuğu” ya da “güneşin rahibesi” anlamına gelen Himiko (Pimiko)’ya gelin biraz daha yakından bakalım.

resim1
Kraliçe Himiko ve Güneş Tanrıçası Amaterasu (tilki formunda), Kaynak: Capcom

Japonya, Japonya Olmadan Önce

Himiko (ya da Pimiko) başarılı bir kraliçe olmanın yanı sıra Japon tarihindeki ilk kadın yönetici hatta onaylanmış (erkek ya da kadın) ilk tarihi figür olmanın onurunu taşıyor. Himiko’nun hüküm sürdüğü dönem 3.yy’ın ilk yarısına, Japonyanın henüz tek bir ülke/ siyasi birlik olmadan öncesine tekabül ediyor. Tarihçiler Japonya’nın birliklerden oluştuğu ve Himiko’nun yönettiği bu zaman dilimine Yayoi (MÖ 300-MS 250) ve Kofun (MS 250-MS 538) dönemleri arasındaki “geçiş dönemi” adını vermeyi tercih ediyor.

Peki bu yükselen birliklerden birini yönetebilmek için nasıl niteliklere sahip olmanız gerekir? Eğer ruhani dünyayla aranızda bir bağlantı varsa ya da insanları öyle olduğuna inandırabiliyorsanız tıpkı çoğu antik toplumda olduğu gibi siz de yönetici olabilirsiniz. Himiko da Japon tarihindeki birçok şaman kraliçesinden yalnızca biriydi.

Himiko’yu Japon kaynaklarından tanıdığımızı düşünebilirsiniz ama ne yazık ki yanılıyorsunuz. Japonya’nın en eski iki tarih kitabı olan Nihon Shoki (MS 720) ve Kojiki (MS 712)’nin Kraliçe Himiko’dan -o dönemden ve başka kadın yöneticilerden bahsetmelerine rağmen- neden bahsetmediklerini tam anlamıyla bilmesek de, bilerek kitaba eklenmediğine dair olan tartışmalar devam ediyor. Şu an için Himiko’ya dair bildiklerimiz bazı arkeolojik bulgular ve Çince / Korece yazılı kaynaklardan ibaret.

“Wa’nın Kraliçesi, Wei’nin Dostu”

Japonlar henüz kendi tarihlerini kaydetmeden önce Çinliler kaydetmeye başlamıştı bile ve bu kaynaklar şu anda bize daha çok bilgiye erişme imkanı sağlıyor. “Wei Krallığının Tarihi” isimli kitap Japonya hakkındaki ilk yazılı kaynak olmakla birlikte Kraliçe Himiko’ya dair birçok bilgi de içermektedir. Bunun yanı sıra “Üç Krallığın Tarihi Kayıtları”, “Hou Han Shu” gibi kitaplar da bize kaynaklık ediyor. Hou Han Shu kayıtları Wa (Japonya) Ülkesini şu şekilde tasvir eder:

“Lo-lang Denizi’nin tam ortasında Wa Halkı bulunmakta. Sayıca yüzden fazla kuni (ülke/krallık)’ ye bölünmüş durumdalar. Mevsime bağlı olarak gelip hediyeler sunuyorlar.”

resim2
Üç Krallığın Kayıtları kitabından bir bölüm, Kaynak: Vikipedi

Wei Zhi kayıtları Yamatai’i, Wa kunileri içerisinde en güçlüsü olarak betimler ve gerçekten de Yamatai, yıllar boyu süren kuni savaşlarından galip çıkan tek ülkedir. 2.yy’ın ikinci yarısında otuz civarı kuni birleşerek Yamatai Krallığını oluşturmuştur. Halkın, genç bir kadın olan Himikoyu şaman liderleri olarak seçmesiyle de iç savaşlar son bulmuştur.

“Gishi no Wajinden” adlı kitapta Himiko’nun insanları ve krallıkları büyüleyerek idare ettiği, tahta da bu şekilde çıktığı iddia ediliyor.

Himiko; silahlı korumalar ve gözetleme kuleleriyle çevrili, 1000 kadın hizmetli ve erkek kardeşinin bulunduğu bir kalede kalmıştır. Yine “Gishi no Wajinden” kayıtlarına göre nadiren kaleden çıkar ve aralarından sadece bir tanesi erkek olan bin hizmetkarı kendisine eşlik ederdi. Ataerkil gelenekleri devam ettirmek amacıyla ülkeyi erkek kardeşi yönetiyor gibi gözükse de muhtemelen asıl güç Himiko’da idi zira kendisini koruyan koca bir ordu vardı ve Çinliler de onu olağanüstü gücüyle tanırdı.

Himiko dini görevlerinin yanı sıra kendisini yönetici olarak kabul eden 100’den fazla kuniye kraliçelik yaptı. Yönetimi süresince Çin’e en az dört defa heyet gönderdi karşılığında ise Çin Hanedanlığı, Himiko’ya altın bir mühür ve 100 bronz ayna gönderdi. (Şu an bizim için önemli gözükmese bile o dönemde bu büyük bir güç göstergeseydi.) Böylelikle Kraliçe Himiko, Wa’nın yöneticisi olarak tanındı:

resim3

“Burada, şimdi resmi olarak Wei(Çin)’nin bir arkadaşı olarak adlandırdığımız Wa Kraliçesi Himiko’ya hitap ediyoruz. [Elçileriniz] dört erkek köle ve altı kadın köleden oluşan haracınızla birlikte buraya geldi. Denizin çok uzağında yaşamanıza rağmen yine de haraç ile bir elçi gönderdiniz. Sadakatinizi son derece takdir ediyoruz. Bu nedenle size Wa’nın Kraliçesi, Wei’nin Dostu unvanını veriyoruz.”

13’ünde Bir Kraliçe: Iyo

Yamatai, Kraliçe Himiko önderliğinde altın çağını yaşadı desek yanlış olmaz. Yamatai insanları barışçıl, saygılı insanlar olarak bilinirlerdi ve Yamatai yetmiş bin haneye, iyi bir vergi sistemine ve kurallara sahipti. Ne yazık ki Himiko’nun 50-60 yıllık yönetimi, 248 yılında ölmesiyle son buldu. Himiko için geniş bir gömüt inşaa edildi ve 100 hizmetkar onun için kurban edildi. 183-248 yılları arasında yaşayan Himiko, hiç evlenmemiştir ve kendisinden sonra başa geçen kralın hükmü de uzun sürmemiş, ülkeyi kaosa sürüklemiştir.Yine Gishi no Wajinden kayıtlarına göre “suikast ve cinayet birbirini takip etti ve binlerce insan öldü.” Himiko’nun yeğeni olduğuna inanılan 13 yaşındaki Iyo tahta geçtiğinde ise düzen tekrar sağlandı. Ancak ne yazık ki Kraliçe Iyo gerçek miydi tam anlamıyla bilemiyoruz.

Şaman Kraliçe’nin Varlığı

Peki Himiko bu kadar başarılı bir kraliçe olmasına rağmen neden yalnızca Çinli kaynaklarda yer alıyor? Edo (1603-1868) dönemine kadar Himiko’nun başarısı bilinmiyordu. Büyük ölçüde bunun nedeni Kojiki ve Nihongi kitaplarında belirgin şekilde küçük görülmesidir. Yazarlar, Himiko’nun bulunduğu tarihlere açıkça atıfta bulunmasına rağmen Kraliçe Himiko’dan bahsetmemişlerdir. Bilim adamları bu “körlüğü” 8.yy’da Japonların, ataerkil Çin ideallerini taklit edip, Çin’in gözüne girmeye çalışmasından kaynaklandığını öne sürüyor. Neyse ki Edo döneminde filozof- devlet adamı Arai Hakuseki ve bilim adamı Motoori Norinaga’nın eserleriyle Himiko tekrar gündeme geldi. Bu eserler günümüzdeki Japonya siyasetinin en büyük tartışmalarından birine yol açtı: Yamatai Krallığı neredeydi?

Yamatai ve Himiko’nun Mezarı

Kraliçe Himiko’nun Mezarı, Kaynak: Japonya Arazi, Altyapı, Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı

Biraz önce bahsettiğim geniş gömütü hatırlıyor musunuz? Bu geniş, anahtar deliği şeklindeki gömütlere kofun adı veriliyor. (Kofun Dönemi de ismini bu gömütlerden alıyor) Tarihteki ilk kofunlardan biri de Himiko’ya ait.

Yamatai’nin yeri günümüzde hala bir gizem olarak kalsa da 2009’da arkeologlar Himiko’nun mezarı olabileceğini düşündükleri bir yapıya rastladılar. Bu mezar diğerlerinin 3 katı büyüklüğündeydi ve 240-260 yıllarına tarihlenebilecek kalıntılar içermekteydi.

Dünden Bugüne: Himiko’nun Efsanesi

resim5
Güneş Kraliçesi Himiko’nun Karakter Tasarımı, Kaynak: Tomb Raider (2013)

Her ne kadar Japon tarihi, Himiko’nun efsanesini anlatmakta geç kalmış olsa da Himiko günümüzde Japon tarihinin önemli bir figürü olarak oyunlarda, filmlerde, animelerde karşımıza çıkıyor. Günümüzde Japonya’daki öğrencilerin %90’ı Himiko’yu tanıyor. Himiko modern dünyada o kadar kullanılan bir figür ki artık kendi hikayesini yitirmek üzere. Her ne kadar Himiko’yu yansıtmakta çok başarılı olamasalar da tanıtmakta önemli rolleri var. Ben de Tomb Raider (2013) oyunuyla Himiko’yu tanıdım ve oynamadıysanız kesinlikle tavsiye ediyorum.

Yazımın sonuna gelirken muhtemelen sizin de aklınıza takılan o soruyu cevaplandırayım: Kraliçe Himiko neden “önemli”? Evet, Himiko yaşadığı dönem için çok eşsiz sayılmazdı ama şimdilerde Japon tarihindeki güçlü dini/siyasi kadın liderlerinin ışıltılı bir simgesi. Bitirmeden önce Tomb Raider oyunundan bir repliği paylaşmak istiyorum:

Karşılaştığım hiçbir kadına benzemiyor. Güzel ama anlaşılmaz; hatta hesaplayıcı… Onunla yalnız tanıştığımda, göründüğü gibi olmadığını fark ettim.. Lordum tarafından onu gözetlemek için gönderildim… ordularının gücünü değerlendirmek için. Ama şimdi beni değerlendirenin o olduğunu hissediyorum. Güneş Kraliçesinin hafife alınmaması gerektiği duygusunu inkar edemem.

Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere, hoşçakalın…

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

6 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir