Konuk: Doruk Akpek ( Beije Women)

Selam, yepyeni bir seriye başlıyorum. Bu seride biz gençlere ilham olacağına inandığım kişilerle röportajlar yapıp sizlerin sorularını sordum. Çok eğlenceli sohbetlerde bulundum ve çok güzel tavsiyeler aldım. İnanıyorum ki size de ilham verecek bir şeyler bulacaksınız bu seride. O zaman hemen ilk konuğuma geçiyorum.

resim1

İlk konuğum Beije Women’in kurucusu olan Doruk Akpek. Doruk abiye içten ve samimi cevapları için ayrıca beni kırmayıp değerli vaktinden feda ettiği için çok teşekkür ediyorum. Sorulara ve cevaplarına geçiyorum.

1) Öncelikle seni tanıyalım, Doruk Akpek kimdir?

resim2

Aslen Ankara’da doğdum. 8. sınıfa kadar Ankara’da bir okulda okudum. Koç Lisesi’nde okudum. Daha sonra Amerika’da Northwestern Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği ve ekonomi dallarını okudum. Sonrasında New York’ta 3 senelik bir çalışma tecrübem oldu ve 2019 yılında da Türkiye’ye geldim. Türkiye’ye geldiğimden beridir de Beije projesi üstünde çalışıyorum ve Beije’ i kurmaya çalışıyorum.

2) Beije ile tanıdık seni birçoğumuz. Beije nedir? Amaçlarınız, hedefleriniz neler?

resim3

Bir şirket ve iş modeli olarak Beije, hijyenik kadın ürünleri abonelik sistemidir. Amacımız da kadınların düzenli kullandığı ürünleri üretim sürecinden teslim sürecine kadar  üstlenerek hem makul fiyatlarda müşterilerimize sunarak hem de piyasada bulunan ürünlere kıyasla daha kaliteli daha doğal ve insan vücuduna daha yararlı ürünleri üreterek Türk kadınlarına ve başka ülkelerin kadınlarına sunduğumuz bir abonelik sistemi. Bununla beraber aynı zamanda Beije’i iş modeli dışında da tanımlamak da yardımcı olur çünkü Beije bizim gözümüzde sadece bir üyelik şirketinden çok bir iş yapış biçimi olarak düşünülebilir. Biz böyle düşünmeyi seviyoruz.

Bizim düşüncemize göre dünyada, sadece Türkiye’ye özgü bir sorun değil bu, ne yazık ki üretim sürecinde de, müşteri ile olan ilişki sürecinde de şirketlerin sorumluluğu ve duruşu konusundaki durumlarda yozlaşma sürecindeyiz ve biz Beije olarak aslında bazı yaptığımız işleri, Instagram’da bir gönderimiz de olabilir, müşterilerimizle olan bir konuşmamız bir muhabbetimiz de olabilir, ürünlerimizin üretim süreci vs. her aşamada işi biraz daha yapıldığı gibi değil, bizce yapılması gerektiği gibi yapmaya çalışan bir ekip, bir kurum ve bir prensip aslında.

3) Peki şirketin kuruluş sürecinden biraz bahsedebilir misin?

Tabii, kurulum süreci öncesi 9-10 aylık bir fikirden başlayarak bir hazırlık süreci oldu. Biz bu süreçte, kişisel olarak da iş tecrübem olsun, ailem olsun, özellikle klasik iş hayatına yabancıydım. ‘Bir fatura nasıl kesilir’e kadar iş üstünde öğrenmem gerekti. Hazırlık sürecinde öncelikle zaten şu anda kullandığımız, yakın zamanda yenileyeceğimiz websitemizin kurulumunu (beijeped.com) kendim gerçekleştirdim. Ürün tedarikciliğini oturtturması önemli bir süreçti benim için.  

Dünyadaki değişik üreticilerle, fabrikalarla vs. direkt iletişim kurarak beraber üreteceğimiz ürünlerin örneklerini Türkiye’ye getirerek ve insanların ne istediğini anlayarak bizim bu zamanda bu koşullarımızla üretebileceğimiz ürünlerin hangileri ve insanlardan gördüğümüz ve edindiğimiz izlenimlerle insanların ihtiyaçlarını nasıl karşılayabilir, bu araştırmayı yaparak ve birçok adımda sorunları çözerek ve biraz ‘biz hakikaten bu işi yapacağız, bu işi nasıl yapmamız gerekiyor, bunun için olabildiğince insanlarla konuşalım, bu iş yurt dışında nasıl yapılmış bunları araştıralım. Biz nasıl yapabiliriz? sonuçta biz yurt dışına kıyasla farklı ekonomik koşullarda yaşıyoruz, biz bu ekonomik koşullar altında nasıl karlı bir iş kurabiliriz’ bunların hepsinin düşünülmesi, planlanması ve adım adım gerçekleşmesi süreçleri sonrası, Ocak itibariyle de sürecimiz kısmını tamamladık ve o günden beri de sürece bir şeyler ekleyerek daha gelişmeye çalışarak büyümeye çalışıyoruz.

3) Girişimciliğe nasıl adım attın? Buna nasıl karar verdin? O zamanlar özgüvenin nasıldı ve başarısız olmaktan korktun mu? Korkularını nasıl yendin?

Kendimi bildim bileli iş hayatında olmak istiyordum. Aslında Amerika’dan Türkiye’ye gelirken Amerika’da çalıştığım sektörde bir iş yapacağımı düşünerek gelmiştim. Fakat sektörün Türkiye’de pek aktif olmadığını görünce bir iş yapmam gerektiğini düşündüm. Önemli olan iyi iş yapmak. Uluslararası bir şirket de yönetecekseniz, bahçenizde tarım da yapacaksanız, olay yaptığınız işi en iyi şekilde yapmakta. Bir işe koyulduktan sonra yaptığınız işin de pek önemi olmuyor, önemli olan elinize aldığınız işi doğru ve düzgün yapmak. Türkiye’ye gelince belli başlı seçeneklerim vardı ben de bu seçeneklerimi değerlendirerek bu işe giriştim. Her kişi gibi ben de ‘olur mu olmaz mı’ diye düşündüm. Bence olay işin matematiğinde bitiyor. Ekonomik olarak mantıklı bir iş ise korkmanın lüzumu yok.

Çevremden ve ailemden negatif tepki geldi ama bir işe girdikten sonra da işin sonunu görmek gerekiyor. Bu yüzden de devam ettim.

4) Yurt dışında eğitim aldığını söylemiştin, sence yurt dışında eğitim almak avantajlı mı ya da bunun şart olduğunu düşünüyor musun?

Şart olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Özellikle Z kuşağındaki insanlarsanız hiç gerektiğini düşünmüyorum. Hepimiz aslında internet vasıtasıyla dünyayla tanışığız. Yurt dışında okumanın avantajları oldu mu, kesinlikle oldu. İnsan ister istemez başka bir vizyona ekspoze oluyor ve başka iş yapış şekilleri görüyor, başka fikirler görüyor, başka iş kültürleri görüyor. Bu bakımdan kesinlikle yararı olduğunu düşünüyorum. Zararı da olmuş olabilir. Örneğin, Beije daha yolun başında bir girişim ve belki de zamanla bu stratejinin Türkiye’ye uygun olmadığı ortaya çıkacak. Ve belki burada okusaydım farklı stratejiler geliştirebilecektim.

Yurt dışında okumanın bana kesinlikle bir şeyler kattığını düşünüyorum. Kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrendim. Sonuçta aile evinden 18 yaşında çıkıyorsun ve geçiminizi devam ettirmeniz gerekiyor. Ama şart olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.

5) Daha önce bir start-up’a katıldın mı? Deneyimlerin olduysa aktarabilir misin?

resim4

Daha önce Amerika’da çalıştığım bir şirkette bir start-up’ta bulunmuştum. Şirketin de kendisi bir start-up gibiydi. Küçük girişimlerin büyümesi için destek veren bir şirketti. Burada bir girişim denemem olmuştu. Onun üzerine çalışmıştım.

6) Umutlandığın bir proje askıya alındı mı?

Amerika’da start-up’a katıldığım proje başarısız olmuştu. İşler istediğim gibi gitmedi. Sıkıntıyı kendimde aradım. Projeyi ittirmediğim için başarısız oldu.

7) Kariyerinde ulaşmak istediğin son nokta nedir?

Klasik bir kariyer düşünmüyorum. Sürekli yeni işler kurmak hoşuma gidiyor. Ulaşmak istediğim noktalar olarak bazı hayallerim var. Beije için düşünülürse uluslararası bir şirket konumuna gelmesi. Başka sektörlerde de iş yapmak isterim.

8) Yaptığın bir işle dünyayı değiştirecek olsaydın bu iş ne olurdu?

Türkiye’ye gelirken hedeflerim arasında hem iyi bir iş yapmak hem de kültür olarak katkıda bulunmak vardı.  Beije ile gerçekten bunu yaptığımıza inanıyorum. Türk toplumunda menstürasyon döneminin tabulaştırılması sebebiyle olan algıları kırmaya yönelik, yanlış veya eksik bilgileri düzeltmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bunun küçük bile olsa topluma bir katkı sağladığını düşünüyorum. Bence işini iyi yapan her insan dünyayı biraz değiştiren insandır.

9) Kesinlikle katılıyorum. Uzun zamandır bir Gen Z muhabbeti var. Her şeyin kendi zamanlarında daha iyi olacağına inanan gençlerden bahsediyorum. Sence gen Z şişirilmiş bir balondan mı ibaret yoksa gerçekten geleceği olan bir jenerasyon mu?

Şişirilmiş bir balon olduğunu asla düşünmüyorum. İlk defa internetle iç içe yetiştirilmiş bir nesil geliyor. Çoğu insanın aksine ben Türkiye’nin geleceği hakkında umutlu bir insanım. Bir sürü potansiyeli olan gencin yetiştiğini düşünüyorum. Birçok şey kötüye gidiyor fakat gençlerin bu durumdan çok fazla etkilendiğini düşünmüyorum. Artık hepimizin elinde bir telefon var, sosyal medya var ve bu sayede dünyayla ekspoze oluyoruz. Bu sayede gençler neyin nasıl yapılacağını öğreniyor. Ve bu gençler büyüdükçe düzene etki edeceklerine inanıyorum.

10) son olarak gençlere ilerideki hayatları için tavsiyelerini alabilir miyim?

Öncelikle asla kendiniz olmaktan çekinmeyin. Etrafınızda size negatif etki edecek çok fazla insan olacak fakat kendinizden emin olun.Mutlaka İngilizce öğrenin. Özellikle girişimcilik alanında İngilizce bilmeniz işleri büyütmeniz için şart.

Sevgili Doruk Akpek’e cevapları için teşekkür ediyorum. Gayet yararlı ve hoş bir muhabbet olduğunu ve birçok gence ışık tutacağına inanıyorum. Sevgilerle.

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

2 Yorum

  • Beije markasına daha önce rast gelmiştim ama arkasındaki hikayeyi ve kişiyi öğrenmek çok daha güzel oldu. Doruk Bey’in tavsiyelerinin ve fikirlerinin birçok gence ilham olacağına inanıyorum. Umarım Beije markasının ve Doruk Bey’in ideallerinin gerçekleştiğini görebiliriz. Yazı oldukça güzel olmuş, seçilen sorular ise akla gelen sorulara hitap ediyor. Bu serinin oldukça faydalı olacağına ve çok ilgi çekeceğine inanıyorum. Bir dahaki yazıyı sabırsızlıkla bekliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir