Orta Çağ Avrupası’nda İletişim ve Yazı

Batı Roma’nın yıkılması ve Hristiyanlığın Avrupa’da yayılması ile Orta Çağ başlamıştır. Bu çağda temel ayrıcalıklar tamamen soylulara ait ve topluma baktığımızda da son derece eşitsizlik mevcuttur ve bu eşitsizliğe dayanan sistem feodalite olmuştur. İnsanlar kendilerini yalnız ve güvensiz hissettiği için kendilerini koruyabilecek güçlü bir kişinin etrafında toplanarak o kişinin emri altına girmişlerdir. Orta Çağda gün geçtikçe din otoritesi güçleniyordu. Papaya bağlı on binlerce papaz binlerce kilise ve manastırdan oluşan bu örgüt dinsel inançları sömürerek egemenliğini her yere kabul ettirmişlerdir. Bilim ve sanatı istediği yöne döndürüyor ve her şeyi derin bir bağnazlık içinde kapatıyordu. Bu dönemde akıl ve bilim yöntemleri unutturuldu ve özgür düşünce oluşturulmuyordu. O dönemde sadece kilisenin uygun gördüğü bilgiler öğrenilirdi ve bu bilgiler çoğunlukla dogmatik dinsel bilgilerdi. Bu dönemde basın ürünü de mevcut değildir sadece kilisenin uygun gördüğü kitaplar keşişler tarafından el yazması ile çoğaltılıyordu. Bu nedenle Avrupa 5.yy’dan 9.yy’a kadar bilim, edebiyat ve tüm yayınlar en verimsiz dönemi yaşamıştır. Orta Çağ Avrupa’sında yazılı haber yerine, haber taşıyan sözlü haberciler bulunuyordu. Avrupa’da yazılı basın olmamasının sebebi en başta kilise baskısıdır, sosyal, ekonomik, dinsel nedenlerdir. Hür düşüncenin azalması sonucu okuma yazma bilenlerde azalmıştır. Matbaanın icadı ile eserlerin yazımı ve basımı kolaylaşmasına rağmen kilisenin karşı çıkması ve bunlara baskı ve denetimini arttırmıştır. Kilisenin baskısı kitaplara, yazarlara, yayınlara karşı bir engel unsuru olmuştur. Bu baskı en çok İspanya’da görülüyordu. Bu baskı giderek zamanla çok daha fazla artmıştır. 1565 yılın da büyük bir gelişmeyle Moulin kararnamesi ile basımevlerinin kontrolü kiliseden alınarak krala verilmiştir. Böyle bir ortamda ilk uyanış din ve sanat alanında olmuştur. İnsanlara yeniden düşünce ufukları açıldı, nüfusun artması, ekonominin canlanmasına neden oldu. İlk olarak Avrupa ülkelerine gezi yapılarak bilgiler edinilmeye başlandı, komşu ülkeler ile ilişkiler kuruluyor, artık meydana gelen olaylar tüm insanları ilgilendirmeye başladı. Matbaanın icadı Avrupa’yı kabuğundan çıkarmıştır geç bile olsa. Avrupa’da yerel dilde okuryazarlık ortaya çıktı, kilisenin yazılı iletişim üzerindeki tekeline meydan okudular, parşömenin maliyetli olması nedeniyle kağıt kullanımı süreci desteklemiştir. 1500 yılında Avrupa’nın büyük şehirlerinde artık kağıt imalathanesi bulunuyordu. Avrupa Çin’den, kağıt, matbaa, pusula ve oyma ahşap blok edinmiştir. Matbaanın gelişi ile artık Avrupa’da yazılı metinler çoğaltılıp, üretiliyordu. Zamanla az süslü ve standart bir tarzın elverişli olunacağı anlaşıldı. Tipografiye dayalı seri bilgi üretimi olmuştur, gazetecilik doğmuştur ve katiplik ortadan kalkmıştır. Ancak baskı tekniğinin bilgi ve toplum üzerinde yarattığı dönüşümlerin yerli yerine oturması için iki yüz yıl gerekti. Orta Çağda artık hızlı ve sessiz okuma yaygınlaştı. Baskı tekniğinin en belirgin sonucu Protestan Reformasyonu olmuştur. Artık insanlar yenilikçi oluyor, özgür düşünce sağlayabiliyor, okuyabiliyor, gelişiyor ve din baskısının etkisi sönüyor.

© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Yazıda 2 Yorum

  1. Emirhan Gümüş Emirhan Gümüş dedi ki:

    Yazının konusu ve yazımı çok güzel fakat biraz boğucu gözüküyor ve insan okurken bi’ süre sonra sıkılıyor bence. Biraz alt başlıklara ayırmayı, yazını resimlerle geliştirmeyi deneyebilirsin 🙂 tebrikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir