Senaristliği ile ön plana çıkan Dan Gilroy’un ilk uzun metrajlı eseri olan Nightcrawler, Jake Gyllenhaal’un harika ötesi oyunculuğu ve özgün senaryosu ile “başarıya giden her yol mübahtır” sözünü izleyiciye harika işliyor. Neo-noir türünün bana göre en iyi örneklerinden biri olan yapımın bütçesi de birçok Hollywood filmine göre çok cüzi bir miktar: 8.5 milyon dolar. 

Filmi biraz tanıtmaya başlayacak olursam ilk etapta filmin türü hakkında konuşmak isterim. Film yavaş tempolu, sert-gerçekçi, trajedik ve karanlık bir atmosfer sunuyor bizlere. Kullanılan bazı kamera açılarıysa benim direkt dikkatimi çekti. Dan Gilroy taze bir yönetmen olmasına rağmen hareketli kamera işini çözmüş gibiydi ve bazı noktalarda karakterin görüş açısına geçerken sanki hep o açıdan filmi izlemişiz havası uyandırıyordu. Toplayacak olursam Gilroy’un yönetmenliğini ben çok beğendim. Ayrıca filmin gerçek Los Angeles sokaklarında çekilmiş olması da gerçekten harika bir detay.

Ana Karakterimiz: Lou Bloom

Ana karakterimiz Lou Bloom harika yazılmış bir karakter. Bana göre çağın en psikopat iş arayan adamı olan Lou, içine kapanık bir izlenim verse de ilerleyen bazı sahnelerde aslında sadece gerekli gördüğü insanlarla iletişim kurmayı tercih eden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Kendisi aynı zamanda heyecanlı, hırslı ve meraklı bir kişiliğe sahip ama vicdan kısmını ona sakın sormaya kalkmayın. Bende sürekli şüphe ve güvensizlik hissi yarattığını da atlamayayım ayrıca burada bir parantez açmak isterim Jake Gyllenhaal bu harika yazılmış karakteri daha ne kadar harika bir seviyeye getirebilirse o seviyeye getirmiş. Gelelim bu Lou Bloom’un ne yaptığına. Karakterimiz filmin ilk sahnelerinde iş arayan ve  yavaş yavaş dibe doğru ilerleyen bir grafikte karşımıza çıkıyor. Daha sonra Los Angeles’ın klasik bir ara sokağında gerçekleşen bir silahlı soygunla karakterimizin dönüm noktasını görmüş oluyoruz. Yani bu sahnede karakterimiz Lou, yapacağı mesleği keşfediyor ve işinin en iyisi olmak için yapacağı bütün hamleleri ve bana göre “gözü pek”liği izlemeye başlıyoruz.

Müzikler ve Detaylar

Müzikler konusunda dikkat çeken bir özellik yok fakat sahnelerin arkasında duyduğumuz melodiler izleyicilerin gerginliğini karanlıkla beraber tavana çıkartıyor.

Medya sektörünün perde arkasını ve başarıya giden yolun aslında tahmin edildiği kadar tozpembe olmadığını anlatmaya çalışan bu filmin size katabilecek şeyleri olduğunu düşünüyorum ve size iki saatinizi ayırıp izlemenizi tavsiye ederim. 

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir