Uzun zaman önce, dağlar arasında Yohei adında fakir bir genç yapayalnız yaşarmış. Çok çalışır ama yine de yeteri kadar kazanamazmış. Odun toplamadan döndüğü bir kış günü Yohei ağaçların arasından garip bir ses geldiğini duymuş ve sesin nereden geldiğini anlamak için sağa sola bakmış. Merakını gidermek, sesin kaynağını görmek için birkaç adım atmış ve yaralı bir turna kuşunu bulmuş. Güzel turna bembeyaz kanatlarını acı içerisinde çırpıyor çaresizce avcının tuzağından kurtulmaya çalışıyormuş. Yohei turnayı o halde görmeye dayanamamış ve onu tuzaktan kurtararak yaralarıyla ilgilenmiş.

“Merak etme, iyileşeceksin ama bir dahakine daha dikkatli olmalısın.”

Güzel turna, Yohei’nin gözlerinin içine bakmış ve kendisine gülümseyen adamı geride bırakıp gökyüzüne havalanarak, ona cevap verircesine bir ses çıkarmış. Yohei turnanın gri gökyüzünde uçmasını izlemiş ve evinin yolunu tutmuş.

Birkaç gün sonra, epey karlı bir kış gününde genç adamın kapısı çalınmış.

Zojoji Temple in Snow, Kawase Hasui

“Böyle bir gecede kapıma kim gelmiş olabilir ki?” diye düşünmüş içinden, kapıyı aralarken. Karşısında upuzun siyah saçları olan, tıpkı dışarıdaki kar gibi bembeyaz tenli kadını görünce şaşırmış.

“Yolculuk ediyordum ama ne yazık ki yolumu kaybettim. Yalnızca bu gece için konaklamama müsaade eder misiniz?” diye sormuş güzel kadın.

“Tabii ki, böyle bir gecede dışarıda kalmamalısınız. İçeri buyurun” demiş Yohei, kadını davet edercesine kapının önünden çekilirken.

Yohei çok bir şeyi olmasa bile kadına verebildiği en sıcak yemekleri vermiş. Dışarıda ise kar iyice hiddetlenmiş ve fırtına haline gelmiş. Fırtına ertesi gün devam etmiş, ondan sonraki gün ve bir sonraki gün daha… Bu sürede kalacak yer bulduğu için minnettar olan genç kadın, evi temizlemiş, yemekler pişirmiş ve dikiş yapmış. Birlikte sohbet ediyorlar, hikayeler anlatıyorlar ve gülüşüyorlarmış. Genç kadın, bu yapayalnız ve soğuk evde tıpkı yeni filizlenen bir çiçek gibiymiş artık. Yohei genç kadının onunla kalmasını, birlikte yaşamalarını arzu edermiş içinden. “Burada benimle kalsaydı ne kadar güzel olurdu!” der ve kar fırtınasının durmaması için dua edermiş. Ne yazık ki en sonunda kar fırtınası bitmiş ve bu aydınlık, mavi günde genç kadın Yohei ‘ye yönelerek konuşmaya başlamış.

Woman of the Bunnan Era,Shodo Yukawa,1903

“Lütfen senin eşin olmama izin ver. “

Bu cümleyi duyar duymaz Yohei’nin yüzünü kocaman bir gülümseme kaplasa da gülümsemesi uzun sürmemiş.

“Ne yazık ki ben fakir bir adamım ve sana iyi bir yaşantı bahşedemem.” demiş üzülerek.

“Yalnızca seninle birlikte olmayı arzu ediyorum.” diye devam etmiş genç kadın ve sonunda karı-koca olmuşlar, alçakgönüllü ama mutlu bir yaşantı sürmüşler.

Yine bir gün soğuk bir kış günü, yeni yıldan hemen önce genç adam evin avlusunda otururken kendi kendine mırıldanmış.

“Artık bir eşim var, keşke yeni yılı biraz daha rahatlıkla karşılayabilseydik”

Ertesi gün karısı genç adama dönmüş ve ondan kendisine bir dokuma odası yapmasını rica etmiş. Genç adam nedenini anlamasa da karısının isteğini geri çevirmemiş ve evin arkasına bir dokuma odası inşaa etmiş. Kadın içeri girip dokumaya başlamadan önce ” Ben dokuma yaparken kesinlikle içeriye bakmamalısın. Bana söz ver, tüm içtenliğinle söz ver sevgilim” demiş kocasına.

Adam kapının arkasındaki dokuma tezgahının sesini duyar, günlük işlerini yaparmış. Kadın üç gün üç gece boyunca ne yemek yemiş ne de uyumuş odadan ayrılmadan yalnızca dokumaya devam etmiş. Söz verdiği gibi Yohei odanın kapısını hiç aralamamış ve karısını gözetlememiş. Dördüncü gün sabahı genç kadın ellerinde yumuşacık ve güzel kumaşı tutarak dokuma odasından çıkmış.

“Bunu al ve pazara git, yüksek bir fiyata sat. Bu sayede bir süre geçimimizi sağlayabiliriz.”

Genç adam, karısının dediğini yapmak üzere kumaşı almış ve şehre doğru yola koyulmuş. Çantasından kumaşı çıkardığında, kumaşın güzelliği gözlerini büyüleyen insanlar adamın etrafında toplanmaya başlamış. Herkes güzelliğinden o kadar etkilenmiş ki Yohei kumaşı çabucak satıvermiş. Mutlulukla evine geri dönen Yohei, karısına olanları anlatmış.

Grace, Ito Shinsui

“Her yerde insanlar vardı, inanılmazdı!” demiş, gülümseyerek onu dinleyen karısına. Yeniyıl geldiğinde kazandıkları para sayesinde her zamankinden daha da güzel bir şekilde yemek yemiş ve neşe ile yeni gelen yılı karşılamışlar. Bir süre sonra genç kadın tekrar dokuma odasına girmiş ve kocasını bakmaması için tekrar uyararak, kapıyı kapatmış. Yine hiçbir şey yemeden, uyumadan ve odadan çıkmadan günler ve gecelerce dokumuş. Beşinci günün sabahı odadan çıkarken yaptığı kumaş bir öncekinden daha güzel, daha da parlakmış ama genç kadın da bir o kadar zayıflamış görünüyormuş. Hayretle kumaşı inceleyen kocasına gülümsemiş ve adam tekrar kumaşı alarak şehre inmiş. Kumaş hakkındaki dedikoduları duyan bir tüccar şehre gelmiş ve yüksek bir fiyata kumaşı satın almış.

“Bir süre para hakkında endişelenmemize gerek kalmayacak.” diye geçirmiş içinden genç adam.

“Diğerinden çok çok daha fazla satıldı. Yaptığın kumaşlar çok popüler!” demiş adam, bu sefer kendisini daha zayıf ve solgun bir gülümseyişle dinleyen karısına.

Birkaç gün sonra tüccar, genç adamın evine gelmiş.

“Kral, bu kumaştan oldukça etkilenmişe benziyor. Bir dahakine çok daha fazlasını ödeyeceğini söyledi” demiş altın kesesini aralarken.

“Lütfen söyle bana, bu kumaş nasıl dokundu? Daha önce hiç böylesi güzel bir kumaş görmemiştim. ” diye devam etmiş.

“Ben bile bilmiyorum nasıl dokunduğunu, karıma söz verdim. ” diye yanıtlamış genç adam.

“Kocası bile mi göremiyor? Bu biraz ilginç” diye mırıldanmış tüccar ve yola koyulmaya hazırlanmış. Genç adam, tüccarın neyi kast ettiğini anlamış ama karısına verdiği sözü de bozamazmış bu nedenle tüccara odayı ve karısının nasıl dokuduğunu göstermeyi red etmiş.

O gece Yohei karısına kralın teklifinden ve ne kadar zengin olacaklarından bahsetmiş.

“Hayal bile edemeyeceğimiz kadar güzel bir hayatımız olacak!” demiş coşkuyla.

“Haklısın… ama ben oldukça yorgunum ve dokumaya ara verip biraz dinlenmeyi umut ediyordum.”

“Yalnızca bir kerelik dokuyamaz mısın?” diye ısrar etmiş genç adam. Genç kadın adamın isteğini kabul etmiş ve yine dokuma odasına girip, kapıyı kapatmış. Bu sefer tezgahtan gelen sesler ara ara kesiliyor sonra devam ediyormuş.

“Biraz düşününce, aslında son günlerde oldukça zayıf görünüyordu.” diye düşünmüş genç adam ve kalbini bir endişe kaplamış. Sonra aklına tüccarın dedikleri gelmiş.

“Tüccar haklı, biz karı kocayız. Yalnızca onu kontrol etmemin bir sakıncası olmaz” diye geçirmiş içinden ve ayağa kalkarak dokuma odasının kapısına gitmiş. Kapıyı aralamadan önce tedirginleşse de sonunda kapıyı aralamış ve gördükleriyle şoka girmiş. Odada karısı yerine güzel bir turna kendi tüylerini kopararak kumaşı dokuyormuş. Girdiği şokla genç adam ağzından bir çığlık kaçırarak yere düşmüş. Turna genç bir kadına dönüşmüş ve tüm şaşkınlığıyla yerde yatan Yohei’ye bakmış ve ardından konuşmaya başlamış.

Sanatçı: Toerning

“Ben senin o kış günü kurtardığın turnayım. Senin merhametine ve kibar ruhuna aşık olduğum, iyiliğini geri ödemek istediğim için buraya geldim. Seni mutlu görmeyi istedim ama şimdi benim gerçek kimliğimi öğrendiğin için daha fazla burada kalamam.”

Gözleri yaşlarla dolu olan adam daha fazla kendisini tutamayıp ağlamaya başlamış.

“Lütfen, lütfen bağışla beni. Artık dokumak zorunda değilsin, yalnızca benimle kal.”

Genç kadın red edercesine başını sallamış ve onun da gözlerinden damlalar süzülmeye başlamış.

“Lütfen gitme” diye bağırsa da engel olamamış ve genç kadın veda ederek turna haline geri dönmüş. Genç adam gözündeki yaşlar, yüzündeki şaşkınlıkla alelacele dışarı koştuğunda karısının çoktan gittiğini fark etmiş. Gri gökyüzünde turna kuşu bembeyaz kanatlarını çırparken, genç adam karın ortasında yapayalnız sadece gökyüzüne bakıyormuş.

Bu seferki masal hakkında yorum yapmamayı tercih ediyorum çünkü aslında göründüğü kadar basit bir masal değil ve herkes farklı bir şeyler bulmuş. Siz de düşüncelerinizi yorumda benimle paylaşırsanız çok minnettar olurum. Bir başka yazıda görüşmek üzere…

Daha fazlası için:

Bu masaldan ilham alınarak yazılmış şarkılara da göz atabilirsiniz.

The Decemberists- Crane Wife 1,2 & 3 => Youtube linki / Spotify linki

Seasonal Feathers / Feathers Across the Seasons => Youtube linki

Kaynakça:

DeepEnglish

BookBrowse

Japan Folklore

Wikipedia