İletişim ilk olarak kendimizle başlar. Kendimizle iletişim kurduğumuz zaman fikirlerimizi, isteklerimizi, korkularımızı, güçlü ve zayıf yönlerimizi öğrenip imajımızı oluşturuyoruz. Kendimizle iletişim kurmadığımız sürece kendimizi tam olarak tanıyamayız, dış dünyayı keşfedemeyiz, anlamlı ilişkiler kuramayız, insanları çözemeyiz.

Örneğin yeni tanıştığımız bir insanın bize uygun olup olmadığını kendi içimizde değerlendirip ona göre mesafemizi ayarlıyoruz, bize yakın düşünceleri ve davranışları varsa onunla daha ileri ve samimi bir ilişki kuruyoruz. Bu da kendi düşüncelerini bilmek ile başlıyor, kendi düşüncelerini tam olarak bilemezsen bir zaman sonra o yanlış kişi ile çatışma halinde oluyorsun. Kendi düşüncelerini ancak kendinle doğru, ölçülü bir iletişim kurabilirsen bilebilirsin. Ayrıca kendimizi keşfettikçe, kendimizi ifade edebiliyoruz. Kendimizi ne kadar doğru ifade edersek karşımızdaki insanın ya da insanların tutum ve davranışlarını değiştirebiliyoruz. Örneğin bir grup içerisinde genellikle lider kişi kendini diğerlerine kıyasla daha iyi ifade edebildiği için ön planda olmuş oluyor, bu lider kişi “benim düşüncem” ifadesini, “bizim düşüncemiz” haline getirdikçe liderliğini daha sağlam hale getirmeyi başarıyor. Kendimizi keşfedip ifade ettiğimiz sürece hayatımızdaki problemleri daha rahat çözebilir ; daha uyumlu, daha saygın ve daha başarılı oluruz.