Yıldız Tilbe ve Sezen Aksu. Sesleri ve besteleri ile hayatlarımıza ve Türk müziğine damga vuran yeri doldurulamaz iki sanatçı. İki sanatçının da eğlenceli şarkıları bulunmasına rağmen akıllarda hep o kalbe dokunan sözleri ve müzikleri ile insanın içine işleyen hüzünlü şarkıları ile kalırlar. Fakat ikilinin arasında yaşanan öyle bir olay var ki iki sanatçının da hayatlarını tamamıyla değiştirmiş. İki dostun arasını bu denli açan ve 25 yıllık küslüğe neden olan olay neydi?

resim5

İki kadın bir adam şarkısındaki “bir adam” olan Uzay Heparı ve hikayesini hep birlikte okuyalım.

resim4

Kısaca Uzay Heparı Kimdir?

29 Temmuz 1968‘de İstanbul‘da dünyaya geldi. Saint Benoit Lisesi‘nden mezun olduktan sonra İTÜ Devlet Konservatuarı Piyano bölümünü bitirdi.

Sezen Aksu ile uzun soluklu bir müzikal ortaklık içine giren müzisyen, hem beste hem de prodüksiyon yapıyordu.

Sezen Aksu’nun Deli Kızın Türküsü isimli albümünün prodüktörlüğünü yapan Heparı, Levent Yüksel, Sertab Erener ve Aşkın Nur Yengi gibi önemli isimlerle de çalışıyordu. Modacı Zeynep Tunuslu ile dünya evine giren Heparı, yönetmenliğini
Atıf Yılmaz‘ın yaptığı ve başrollerini Derya Arbaş ve Deniz Türkali ile paylaştığı 1993 yapımı Gece, Melek ve Bizim Çocuklar filmiyle kamera önüne geçti. Beyoğlu‘nun arka sokaklarında geçen ve underground bir teması olan film kült oldu ve Heparı’nın oyunculuğu da büyük övgü aldı.

20 Mayıs 1994 tarihinde motoru ile giderken Demet Akbağ‘ın park halindeki arabasına çarptı. Bu trajik kazadan sonra bitkisel hayata girdi. 11 günlük bir süreç sonrasında henüz 26 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.

İki Kadın, Bir Adam. Üç Kalp

Şimdi gelelim asıl konumuza: İki kadın ve bir adam hikayesi…

Önce iki kadının tanışmasından başlayalım. Yıldız, “Yadigar” ismiyle anıldığı o kara günlerde İzmir’in yoksullukla imtihan edilen mahallelerinden Gültepe’de yaşıyordur. İzmir’in Konak sırtlarında yer alan bu unutulmuş semtte pek çok işte çalışan Yıldız, henüz 18 yaşındayken daha doğru dürüst tanımadığı bir adamla evlenir. Kısa süre sonra bir kızı olur. O yıllarda şöhretin doruğunda olan Sezen Aksu’ya feci şekilde hayrandır. Bu hayranlıktan ötürü kızına “Sezen” ismini vermekte hiç tereddüt etmemiştir.

Eşinden boşandığında genç bir anne olarak yoksullukla mücadelesine geri dönen Yıldız için artık içindeki şarkı söyleme dürtüsü ile başa çıkmak iyice zorlaşmıştır. İçindeki şarkıyı susturamayacağını anladığı anda, önünden geçtiği pavyonun kapısına dayanan ve sahneye çıkmak istediğini söyleyen Yıldız, güçlü sesi ve biraz da deliliğiyle işi hemen kapar ve sahneye çıkmaya başlar.

Baba memleketi İzmir’le bağını hiçbir zaman koparmayan Sezen Aksu da, yine bir İzmir seyahatinde biraz kafa dağıtmak ve farklı bir ortamda bulunmak için arkadaşlarından kendisini bir pavyona götürmelerini ister. Evren bu efsane karşılaşma için var gücüyle çalışıyordur. Sezen Aksu o akşam genç Yıldız’ın sahne aldığı Pırlanta Pavyon’u seçecektir!

Yıldız’ın o bayıldığımız içtenliği ve duygularını dışa vurma şekli, olayların seyrini tamamen değiştirmiştir. Çünkü Yıldız o gece, tuvalete giden Sezen Aksu’nun peşinden giderek ona kızının ismini Sezen koyacak kadar hayran olduğunu anlatır. Kendisini dinlemeden ayrılmaması için yalvarır. Yıldız’ın saflığından etkilenen Sezen Aksu da bu ısrarı kırmayarak Yıldız’ı sahnede dinler ve deyim yerindeyse çarpılır! Tabii hemen telefon numaraları verilir. Yıldız için İstanbul macerası artık resmen başlamıştır.

İstanbul Macerası

resim3

Sezen Aksu’nun vokal ekibine katılmak için İstanbul’a geldikten sonra uzunca bir süre Sezen Aksu’nun Kanlıca’daki evinde yaşayan Yıldız, Aksu’nun yoğun desteğiyle müzik piyasasına hızlı bir giriş yapar. İkilinin o güzel dostluğunun temelleri atılmaya başlanır. Sezen Aksu’nun o dönem sunduğu TV programı aracılığıyla milyonlara şarkı söyler, ilk kez pavyon dışında bir yerde sahne alır ve ilk kez yazdığı satırları korkmadan başkalarıyla paylaşır Yıldız.

Hiç müzik eğitimi olmadığı hatta nota bile bilmediği halde nasıl bu kadar iyi şarkı söyleyebildiğini soranlara “Nasıl yaptığımı bilmiyorum. İçime öyle doğuyor” cevabını veren bu içli İzmirli kız, Sezen Aksu için adeta saflığın ve kirlenmemişliğin sembolü olmuştur.

Fakat hayat ikili için düşledikleri kadar tozpembe devam etmeyecekti. İkilinin “sarsılmaz” dostlukları o büyük darbeyi kalplerinin aynı adam için atmasıyla alacaktı; Uzay Heparı.

1992 yılının baharında, Sezen Aksu‘nun dünyasını başına yıkan o olay yaşanır. Evinin ve gönlünün kapılarını açtığı, şöhret basamakların atlattığı vokalisti Yıldız Tilbe ile biricik aşkı Uzay Heparı’yı sevişirken basar. (Yıldız Tilbe, yakalanmadıklarını, olayı Sezen Aksu’ya kendisinin anlattığını iddia eder). Yıldız Tilbe’yi evinden kovar ve hayatından tamamen çıkarır.

İhanetten geri kalan

Sezen Aksu, çok sevdiği Uzay Heparı’yı Yıldız Tilbe ihaneti yüzünden terkeder. Heparı, 1993 yılında modacı Zeynep Tunuslu ile evlenir. 20 Mayıs 1994 günü ise motosikletiyle giderken Etiler Koç Köprüsü’nde sanatçı Demet Akbağ’ın arabasına arkadan çarpar. 11 gün sonra vefat eder. İki kadının da şarkılarına konu olan o “yetenek abidesi” adam ikilinin hayatında derin izler bırakarak hayata veda eder.

Yıldız Tilbe, Sezen Aksu ve Uzay Heparı arasında geçen bu olay sanat camiasında fısır fısır konuşulsa da çok fazla yayılmaz ve bilinmez. Ta ki Yıldız Tilbe’nin 2011 yılında katıldığı ‘Alt Üst Muhabbetler’ programında “Bir gece sarhoştum ve Uzay Heparı ile birlikte oldum. Sezen de beni evden kovdu” şeklindeki itirafına kadar.

Bu itiraf sonrasında ikili arasında şarkılar konuşur. Sezen Aksu ”Onu alma beni al” şarkısını Yıldız Tilbe’ye ithafen yazmış. Tilbe ise bu şarkıya ”Ey” şarkısı ile cevap vermiştir.

resim4

2017 yılında ikili aralrındaki buzları eritmiş ve dostluklarına ikinci bir şans verme kararı almıştır. Bu film gibi hikayeden bizlere; İki Kadın Bir Adam, Delikanlım, Üç Kalp, Yas gibi şarkılar kalmıştır.

Yıldız Tilbe yazdığı şarkıları kendisi seslendirirken Sezen Aksu bu şarkıları hiç söylememiştir.

İşte bu hikaye de böyle son bulmuş. Arkasında iki yaralı kadın ve mükemmel şarkılar bırakan bir adamın hikayesi… Şimdi sizi o şarkılardan biri ile baş başa bırakıyorum.

Müzikle kalın 🙂

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

1 Yorum

  • Duygu

    Böyle bir hikayeleri olduğunu hiç bilmezdim.. Aydınlandım resmen çok güzel yazmışsınız ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir