Güneş bugün İstanbul’dan doğuyor.
Denizleri mürekkep yapıp anlatacağım bir gün.
Bir akşamüstü, ya da sabaha karşı, öğlen sıcağında.
Dökeceğim bir gün beyaz boşluklara seni.
Saklıyorum içimdeki siyahları.
Yönler teke düşüyor, her şey düşüyor.
Sağlam duran duygu kalmıyor gönül davamda.
Duvarlara bağırdığım her gece kalacak mısın yanımda ?
Ay mahçup olup kaçacak mı yeniden ?
Seni bugün biraz zikretmek isterim.
Kaybedeceklerimizi feda edebildikçe yerimden kalkacağım.
Gözyaşlarım düşsün yüreğine.
Buradaki güneş sende parlasın.
Karanlığına fener olamam belki, ama yanında yürüyeceğim.
Değiştiremediğim kadere yoldaş olacağım.
Belki hep mutlu olmayız, kurşun seker solumuzdan.
Bulutlar kararınca evimize döneriz.
Benim evim sokağın solunda.
Yine güneş İstanbul’dan doğuyor,
Denizlerimin suları karıştıkça sıcaklığına,
İliklerime,ilklerime kadar yeniliyorum.
Sobam bugün çıtırdamıyor.
Çocukların misket seslerini duymuyorum.
Alışık olduğum notalar kayboluyor.
Sayfalar çevriliyor sayende.
Kütüphaneleri ışıldıyor ellerimin.
Geçilmeyen caddelerin kenar köşesinin en parlak ışığı,
Kendi kendini söndürdün.
Şimdi kim seni yakarsa onadır inancım.
Ateşimi yetiremedim.