Beethoven  9.senfonisi’nin son notasını çaldırarak batonu aşağıya indirdiğinde, başkemancısı Hans Hunger ona eliyle arkasında ki sahneyi göstermişti. Yüzde yüz işitme kaybı olan sanatçı,arkasına döndüğünde 15 bin insan onu ayakta alkışlıyordu…

En büyük mutlulukların ve en derin acıların sanatçısı Ludwig Van Beethoven…Nerede doğmuş kaç yılında doğmuş gibi bilgilerle çoğu zaman ilgilenmesemde, Beethoven’ın hikayesi bir hayli çarpıcı.

Hayata Gözlerini Açışı ve Çocukluğu

Doğduğu Alman kentinden başlamak gerekirse, Bonn şehri ondan önce ve sonra olmak üzere tam 68 sanatçı,edebiyatçı,müzisyen ve bilim insanın dünyaya geldiği bir şehir.

Doğum tarihiyse net olarak bilinmiyor. Ama kilise kayıtlarında 17 Aralık 1770 tarihinde vaftiz edildiği geçiyor. Beethoven’ın doğum günü,o dönemlerde çocukların doğduktan bir gün sonra vaftiz edildiği bilinmesinden,16 aralık olarak kabul ediliyor.

7 kardeşin ikincisi olan (bu kısımda şaibeli) Beethoven’nın üç kardeşi duyma engelli, ikisi görme engelli birininse zeka engeli vardı. Babası alkol sorunları yüzünden orkestradan atılmış bir müzisyen olan Beethoven,babasının gözetiminde piyano çalışırken her yanlış bastığı nota ona kırbaç yarası olarak dönüyordu. Babasının eğitimi ve  müthiş yetenekleri sayesinde Beethoven, yağmurlu bir pazar akşamı kilisenin asıl piyanisti ayine gelmeyince kilise orgunu çalmıştı. Ertesi günse kilise tarafından işe alınmıştı.

Mozart ile Tanışması

Çocukluğu bu şekilde geçen genç Beethoven, kimseyi ders vermeye layık görmeyen,büyük hayranlık beslediği Mozarttan ders almak için Viyana yoluna koyulmuştu. (Mozarta duyduğu bu derin hayranlığın bir sebebi de çocukluğunda babası tarafından sürekli olarak örnek gösterilmesidir. Mozart’ın da babası tarafından eğitilmesi ve babasıyla birlikte turnelere çıkması; Beethoven’ın babasını derinden etkilemiş,henüz Beethoven çocukken ona sürekli onları örnek veriyordu.) Amatörce yazdığı sonatlarla Mozart’ın gözüne girmeyi başaran Beethoven, kendini kabul ettirmiş ve ondan ders alırken babasından gelen şu mektupla hayalleri yıkılmıştı:

“Annen ölmek üzere…oğluna ihtiyacı var,,

Annesinin ölümünden sonra engelli kardeşlerinin ve alkolik babasının sorumluluğu omuzlarına binen genç Beethoven;sabahları zenginlerin yeteneksiz kızlarına ders veriyor,akşamlarıysa Bonn Filarmoni Orkestrasında çello çalarak kazandığı parayı babasına veriyordu. Hikaye bir süre böyle devam ettikten sonra şans sonunda Beethoven’ın kapısını çalıcaktı.

Sanat Hayatı

Bir yılbaşı akşamı orkestranın arka sıralarında büyük tutkuyla çello çalan Beethoven,dönemin en ünlü bestecilerinden birisi olan Avusturyalı Joseph Haydn’ın gözüne çarpmıştı.Konserden sonra el sıkışarak onu Viyanaya çağıran Haydn,sonraki süreçte ilk senfonisini yazarken Beethovena büyük desteklerde bulunacaktı.

Yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra Viyana’nın kıyıda köşede kalmış  bir mahallesinde,yıkık dökük bir evin salonunda çaldığı birinci senfonisinde; ilk kez konet,tuba fagot gibi nefesli çalgılar yer alıyordu.

Dönem müziğine büyük yenilikler getiren Beethoven,bir bakıma çağa ayak uyduruyordu.Nitekim o dönemlerde buharlı makineler yaygınlaşmaya başlamış, yağ lambaları gaz lambalarına dönmüş,Fransa ve Amerika devrimleri yaşanmış ve bu gibi bir çok değişim yaşanmıştı.

Birinci senfonisi tutunca ünlenen Beethoven,Avusturya Prensi’nin özel müzisyeni oldu.
Saray eğlencelerinde çalarken ne zaman yanına güzel bir kadın yaklaşıcak olsa eli ayağına dolanan Beethoven koşarak oradan uzaklaşıyordu. Yalnızlığından beslenerek senfonilerini yazan Beethoven 5.senfonide onu reddeden babasına isyan ediyor,3.senfonide monarşiye baş kaldırıyor,7.senfonideyse kadere karşı çıkıyordu. Sadece Mozart’ın Türk Marşı bilinsede bilinenin aksine Beethoven’ın da Türk Marşı bulunmaktadır. Hatta öyle ki 9.senfonisinin son kısmında Türk müziğinin etkileri görülmektedir.

Günler geçiyordu ancak çocukluğunda geçirdiği şiddetli hastalıklardan ötürü zamanla duymamaya başlayan Beethoven son senfonisini yazmaya karar verdiğinde artık duyamıyordu. Zihninde sadece piyanosunun ezgisi kalan Beethoven son senfonisini yazarken piyanosunun üstüne bir bardak su koyuyor notaya her bastığında suyun titreşimine bakıyordu.

Son senfonisini tamamladıktan sonra ağır hastalanan Beethoven yağmurlu bir akşam şimşekler çakarken yatağında yatıyordu. Son nefesini vermeden önce sağ elini havaya kaldırdı. Boşlukta bir kaç kez salladıktan sonra serbest bıraktı ve hayata gözlerini yumdu. Cenazesine 30 bin insan katıldı. Dünyadan göç ettikten sonra tüm zamanların en ünlü bestecilerinden birisi olarak zihinlere kazındı. Sağırken tamamladığı 9.senfoni bu gün dünya üzerinde en fazla çalınan parça.

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir