Dövme, insanlığın tarih boyunca çeşitli sebeplerle deri altına kalıcı boyalar vasıtasıyla işlediği anlamlı şekiller veya çizgilerdir.

Dövme kelimesi nereden gelir?

Dövme kelimesinin bugünkü İngilizce karşılığı olan “tattoo”, Tahiti dilinde damgalamak anlamına gelen “tatau”dan türemiştir.

Dövme ise Divan-ı Lugatü’t Türk ve Kutadgu Bilig gibi önemli Türk eserlerinde geçen “dağ/tag” (damgalamak) kelimelerinden türeyerek günümüze ulaşmıştır.

Türklerde Dövme

Eski Türk kültürlerinde genellikle kem göz ve tılsımlara karşı vücudun çeşitli yerlerine işlenen dövmeler, İslamiyet’in kabulünden sonra büyük oranda etkisini kaybetmiştir. Bir istisna olarak Osmanlı’da yeniçerilerin bulundukları bölüğü belirtmek için dövme yaptırdıkları bilinmektedir.

Dünya kültürlerinde dövme

Özellikle Güney Afrika kabilelerinin neredeyse her üyesinde çok sayıda dövme bulunur. Günümüzde Maori kabilesi yüz dövmeleriyle ünlüdür.

Ergenliğe geçiş, savaşlarda başarı, kişinin kabilesinde sahip olduğu mevkiyi belirtme, vahşi hayvanları korkutma gibi amaçlarla yapılan dövmeler, çok uzun ve acılı süreçlerle yapılır.

Ucu iyice sivriltilmiş bir taş yardımıyla vücuda işlenmek istenen desen kazılır ve deride yaralar açılır. Yara iyileşip kalıcı izi bıraktıktan sonra tekrar ucu sivriltilmiş araç gereçlerle doğal boya deriye uygulanır.

Kabilelerden ayrı olarak Japonya’nın en ürkütücü mafya çetelerinden biri olan Yakuza’nın üyeleri de, eski bir gelenek olarak gövdelerinin ve sırtlarının tamamına benzer yöntemle dövme yapar. Ancak son dönemlerde üyelerin bu rengarenk ve abartılı dövmelere tercihi yüksek oranda azalmıştır. Çünkü halka açık alanlarda dövmeleri yüzünden polis tarafından fark edilip yakalanan üyeler olmuştur.

Eski ihtişamını kaybetmeye başlamış olsa da dövme, Kürtler arasında yaygın olarak yapılır. Günümüzde hala kendi aralarında iğneyle işlemek suretiyle dövme yaparlar. Dövme malzemelerini ise lamba isine veya ateş külüne kız çocuğu emziren annenin sütünü karıştırarak elde ederler. Kız çocuğu şartı, dövmenin ancak bu şekilde kalıcı olabileceği inancından kaynaklanıyor.

Alın, çene ve ayak bileği dövmeleri Kürt kadınlar tarafından güzellik sembolü olarak görülür. Dövmenin onlar için herhangi bir koruyuculuk özelliği veya kutsal değeri yoktur.

Kürt kadınların dövmeleri arasında en ilginç olanı, sağ ellerinin avuç içine yaptıkları üç nokta dövmesi. İnanışa göre bu dövmeye sahip olan kadının üzerine kuma (aynı erkeğe iki, üç veya dördüncü eş olarak gelen kadın) gelmezmiş. Ancak bu dövmeyi yaptırmasına rağmen üzerine kuma gelen veya başka bir kadının üzerine kuma gidenlerin olması, durumun sadece bir söylentiden ibaret olduğunu gösteriyor.

Doğu kültürlerinde çok eşlilik erkekler tarafından bir özgürlük ve “heyecan tazeleme” olarak görülse de, kadınlar için ciddi bir psikolojik travma olduğu ortada. Kuma geleneği öyle bir korku yaratmış olacak ki, aralarında koruma kalkanı olduğuna inandıkları bir dövme yaratmışlar. Bu bir kültürden çok utanç tablosu.

Dövme ve modern dünya

Yüzde 46 gibi yüksek bir “dövmeli vatandaş” oranına sahip olan ABD’de dövme seksenlere kadar gemicilik, çete üyeliği, suç simgesi ve alt kültürlerle ilişkilendiriliyordu. Yakın tarihte dövmeli ünlülerin artması sonucu toplumca normal kabul edilen bir şey olmaya başladı.

Türkiye’de de durum aynı seyirde ilerliyor. Yine de diğer ülkelere kıyasla yavaş bir kabulleniş var. 80 milyonluk nüfusun dörtte birinin dövmeli olmasına rağmen ülke genelinde muhafazakarlaşmanın da etkisiyle dövmeli insanlara çekingen bir yaklaşım var.

Dünyada dövmenin günlük hayata bu kadar çabuk indirgenmesi tesadüf değil. İnstagram’ın gittikçe yaygınlaşması, insanların kendilerini dışarıya “görsel” olarak tanıtmasına yol açtı. Bu nedenle estetik anlayış tarihte hiç olmadığı kadar büyük önem kazandı. Estetik ameliyatlara, kişisel bakım ürünlerine, tekstil sektörüne ve tabii ki dövmeye artan ilginin en büyük sebebi sosyal medya.

Sadece ABD’de İnstagram’ın piyasaya sürülmesinden sonra ilk beş yılda, dövme yaptıranlarda %50 oranında artış olması buna bir kanıt.

Aslında dövme sektörünün akıl almaz derecede fazla müşteriye sahip olması pek de iyi değil. Yaptırdığı dövmeden pişman olanlar (bknz: partnerlerinin adını yazdırıp ayrıldıktan sonra üstünü başka dövmeyle kapattırmak isteyenler), erken yaşta yaptırdığı için vücudunun gelişimine devam etmesi sonucu dövmesinin dövmelikten çıktığını söyleyenler, 1-2 yıl sonra dövmesinden sıkılan trendseverler…

Bana göre, kişinin hayatı boyunca vücudunda taşıyacağı bir yazıyı veyahut simgeyi çok dikkatli şekilde seçmesi gerek. İlerleyen yıllarda dövmeden sıkılmamak adına kesinlikle kişi için bir anlamı olmalı. Ayrıca dövme sanatçısının işinin ehli biri olması büyük öneme sahip.

Çok eski yıllarda ve günümüzdeki en ilkel kabilelerde bile oldukça titiz şekilde yapılan, her bir noktasının kişisel veya kutsal bir anlama geldiği dövmenin bugün bir eşya satın alır gibi yaptırılması gerçekten üzücü.

Dövme, kendini ifade biçimidir. Hayallerinizi, inancınızı, bulunduğunuz grubu ifade eder. Birine kendinizi tanıtırken nasıl doğru kelimeleri seçmeye çalışıyorsanız dövmenizi de doğru seçmelisiniz.

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir