Edo (eski Tokyo) sokaklarında ılık ama büyüleyici bir sonbahar akşamı, hafif rüzgar, dağların ve ırmağın üzerinden esiyor. Bir kadın evinin dışarısında bir sunak hazırlamakla uğraşıyor, hemen ilerisindeki evden gelen şen kahkahalar ve tokuşturulan kadehlerin sesleri sokakta yankılanıyor. Irmağın önündeki şairler şiirlerini yazıyor ve ince parmaklarını enstrümanının telleri üzerinde gezdiren güzel bir kadının yavaşça söylemeye başladığı şarkısı eşlik ediyor geceye. Sunak hazırlayan kadın duraksayıp gökyüzüne baktığında içini ısıtan dolunayın güzelliğine ve gizemine hayran kalarak içkisinden bir yudum alıyor. Bu tarif ettiğim günün özel olduğunu anlamamak mümkün değil, bu bir festival günü! Geçtiğimiz günlerde (1-2 Ekim) Japonya, sonbahar Ay’ının getirdiği berekete şükranlarını sunmak için Tsukimi Festivali’ni kutladı.

Sumida Nehri Kıyısında Ay’ı İzlemek için Düzenlenen Parti , Torii Kiyonaga, 1787

Tsukimi ya da Otsukimi, kelime anlamı olarak “Ay’ı izlemek” olarak çevirilebilir. (月-tsuki, Ay ve 見-mi- bakmak anlamı taşır.) Japonya’da uzun süredir bir eğlence olan ve kökeni Heian Dönemi’ne (MÖ 794-1185) kadar uzanan Tsukimi, Sonbahar Ortası Festivali (*) ile benzerlik gösterir ve sonbahar Ay’ını onurlandırmak, verimli hasat için şükretmek, gelecekte benzer bir lütuf için umut etmek amacıyla kutlanılırdı. Japonların eski Ay takvimlerine göre Dolunay her ayın 15. gecesinde ortaya çıkardı (bu geceye jugoya da denir) ve Dolunayı izlemek için en güzel gecenin Ay takviminin 8. ayının 15. gecesi (jugoya no tsukimi) olduğu söylenir. Jugoya gecesinde Ay illa Dolunay şeklinde olmak zorunda değildir ama bu gecede hiç olmadığı kadar parlak ve güzeldir. Geleneksel hesaplamaya göre, sonbahar yedinci ile dokuzuncu ay arasındaydı. Sezonun tam orta noktası yani sekizinci ayın on beşinci gecesi, “chūshū” (sonbahar ortası) olarak adlandırılırdı bu yüzden o gece Dolunay için başka bir isim olan “chūshū no meigetsu (sonbahar ortası ayı)” kullanılırdı. Bu günler modern takvime göre Eylül ayının sonu ve Ekim ayının başlangıcına tarihlenebilir ama yine de her sene bu tarih değişir, bu seneki tarih ise 1 Ekim idi. Tsukimi üzerine düşününce oldukça şiirsel ve ciddi bir festival olduğunu anlamak mümkün.

Tsukimi’yi daha iyi anlayabilmek için gelin Dolunay için tanka şiirleri yazan şairlerin ve Ay ışığı eşliğinde kadehlerini tokuşturan aristokratların partilerine gidelim.

Heian Dönemi’nde Bir Aristokratın Partisi

Ay’ı İzleyen Kadın, Eishosai Choki, 1790

Birçok Japon festivali gibi Tsukimi de kökenini Çin festivallerinin birinden yani Sonbahar Ortası Festivali’nden (Zhōngqiū Jié) alıyor. Çin’in Asya kıtası üzerinde etkisinin artmasıyla birlikte bu gelenek hızla kıtanın geneline yayılmaya başlamıştı. Ay izleme geleneği Çin’in Tang Dönemi’nde (618-907) başlayıp sonrasında Japonya’ya, Nara (MS 710-794) ve Heian Dönemi’nin şiir yazılıp, şarkılar söylenen aristokrat partilerine kadar ulaştı. Her ne kadar Nara Dönemi’ni kapsadığını söylesek de bu gelenek asıl etkisini Heian Dönemi’nde göstermeye başladı yine de Japon tarihinde Ay’a adanmış festivallerin önemli bir yer aldığını da söylemekte fayda var. O zamanlar, sadece asil Japonların kutladığı, Ay ışığında şiir ve müzik resitallerinin düzenlendiği bir festivaldi. Hatta Ay’ın suya yansımasını daha güzel izleyebilmek için genellikle teknelerden kutlanılırdı.

Daha sonra Edo Dönemi’nde (1603-1868) herkes tarafından kutlanan popüler bir festival haline geldi ancak tüm insanların Tsukimi gününde şiir okumak ve Ay’ı izlemek için tekneyle gezmeye yeterli maddi gücü yoktu bu nedenle daha mütevazi şekilde kutlanmaya başlandı. Ayrıca bu gelenek, Japonların önceden de kutladığı ve şükranlarını tanrılara pirinç hasatı sunarak dile getirdikleri Sonbahar Hasat Festivali ile harmanlandı ve iki geleneğin birleşmesiyle Tsukimi Festivali ortaya çıktı.

1683 yılına kadar Dolunay her ayın 13. gününe denk gelirdi ancak 1683 yılında takvimin değiştirilmesiyle Dolunay 15. güne denk geldi. Bu değişiklikle birlikte Ay gözlem partileri artık ay boyu gerçekleşir hale gelmişti. Bazıları on üçüncü, diğerleri on beşinci günde kutlardı, bölgesel gözlemler on yedinci ve dini gözlemler ise yirmi üçüncü veya yirmi altıncı güne denk gelirdi. Meiji Dönemi’nin (1868-1912) başlaması ile bu partiler sona erdi.

Çin’deki Sonbahar Ortası Festivali’nde olduğu gibi Tsukimi ile ilgili yazılarda tavşan figürlerine rastlıyorsunuz. Tabii ki çoğu festivalin olduğu gibi bu festivalin de ortaya çıkma hikayesi var.

Ay’daki Tavşanların Hikayesi

İster Japonya’daki Tsukimi Festivali olsun ister Çin’deki Sonbahar Ortası Festivali olsun bu gelenek hep Ay’ın yüzeyindeki bir tavşanla ilişkilidir. Birazdan anlatacağım efsaneye göre Tsukimi gecesi Dolunay’ı dikkatle izlerseniz, bir çekiçle mochi (Japonların pirinç ezmesinden yapılan tatlısı) yoğuran tavşanı görebilirmişsiniz. Japonya’da bu tavşanı anlatan bir halk hikayesi mevcut ve bu festival sırasınca tavşan figürüne sahip birçok süslemeyle de karşılaşabilirsiniz. Çok uzatmadan hikayeyi anlatmaya geçelim.

Çok uzun zaman önce evsiz bir adam ormanda bir tavşan, tilki ve maymunla karşılaşır ve onlara yiyecek bir şey için yalvarır. Maymun dağa gider ve birbirinden güzel, çeşitli meyveler, fındıklar getirir. (Elma, kestane, hurma vb.) Tilki nehire atlar ve bir balık tutup getirir ama minik tavşan çok uğraşmasına rağmen çimenden başka bir şey bulamaz. Bunun üzerine düşündükten sonra tavşan, evsiz adama bir ateş yakmasını söyler. Evsiz adam ateşi yaktıktan sonra tavşan kendisini yemek olarak sunmak için ateşe atlar. Aslında Ay tanrısı olan evsiz adam tavşanın bu cömertliğinden çok etkilenir ve onu ateşin içerisinden kurtararak kendisiyle yaşaması için ona sonsuz bir yaşam bahşeder ve onu Ay’a götürür. Bu hikayeye yazılmış bir çocuk şarkısı da mevcuttur. (Dinlemek için tık tık)

Tsukimi gecesinde çocuklara anlatılan bu hikaye aslında kökenini Budist masalı Śaśajâtaka’dan alır. Bu versiyonda tavşan ve arkadaşları hayırseverlik yapmaya karar verirler ve yoldan geçen bir dilenciye yardım ederler. Tavşan yine Japon versiyonunda olduğu gibi ateşlere atlar ve bundan çok etkilenen Cennetin Hükümdarı Śakra, tavşanı ölümsüzlükle ödüllendirir ve onu Ay’ın yüzeyine yerleştirir. Bu versiyonda Ay’ın renginin neden gri olduğu bile açıklanmıştır. Masala göre o gecenin ateşinden çıkan dumanlar Ay’ın rengini gri yapmıştır.

Bu festival hasatı kutlamanın yanı sıra ibadetle de ilgilidir. Çin’de Ay Tanrıçası Chang’e saygıyla anılır, Ay’a bağışlanan yemekler sayesinde Chang’e ‘nin insanları güzelliklerle kutsayacağına inanılır. Aynı zamanda Chang’e‘ye ölümsüz bir tavşan eşlik eder. Japonya’da Ay tanrısı, Tsukuyomi-no-Mikoto erkek olsa da Tsukimi Festivali denince akla gelen görüntülerde kendisi bulunmaz. Belki de bunun nedeni Kojiki (Eski Japon Hikayeleri) kitabında kendisinin kötü tasvir edilmiş olmasıdır. Hangi Asya kültürü olursa olsun bu festivalden bahsedilince akla gelen ilk figür tavşandır.

Bugün Nasıl Kutlanıyor?

Geçmişte yapıldığı gibi şu anda da Japonlar, genellikle Ay’ı açıkça görebilecekleri parklar veya bahçeler gibi yerlerde akşam yemeği için aileleri ve arkadaşlarıyla buluşuyorlar. Türbeler, tapınaklar, geleneksel bahçeler veya parklar Tsukimi’nin tadını çıkarmak için özel etkinlikler düzenliyorlar. Hatta bazı tapınaklarda şiir okuma geleneği korunur ve dans performansları düzenlenir.

Matsumoto Kalesi, Fotoğrafçı: Jan Mayer

Ayrıca, ülkenin en ünlü kalelerinden bazıları – Himeji Kalesi veya Matsumoto Kalesi gibi- özel etkinlikler gerçekleştirmektedir. Matsumoto Kalesi özellikle bu festivalle bağlantılıdır çünkü içinde Ay’ı gözlemlemek için özel olarak inşaa edilen “Tsukimi Yagura” (Ay Gözlem Kulesi) vardır.

Bugün, bazı insanlar sadece Dolunay gecesinde değil birkaç gün sonra da gelenekleri tekrar ediyorlar. Ay festival zamanında görünmediğinde, kutlamalar hala devam ediyor. Bu günlere “Ay yok” anlamına gelen “Mugetsu” ya da “yağmur Ay’ı” anlamına gelen “Ugetsu” denir. Tapınaklara gidip Şinto Tanrıları için sunaklar hazırlayan, çeşitli şiir/ müzik resitallerine katılan insanlar olsa da günümüzde Japonların çoğu bu festivali balkondan Ay’ı izleyip, sonbahar yemeklerini yiyerek ailesi ile birlikte kutlamayı tercih ediyor.

Aslında biraz geçmişte kalan bir Tsukimi geleneği daha var. Bu etkinliğin adı “Tsukimi çalmak” anlamına gelen “otsukimi-dorobō”. Bu geleneğe göre çocuklar, “Ay’ın habercileri” rolünü üstlenir ve Ay için hazırlanan yemekleri kabul etmelerine izin verilir. Bu nedenle yetişkinler kasıtlı olarak otsukimi-dango‘yu, ( Tsukimi’ye özel bir tatlı) alınması kolay bir yerde bırakırlar. Günümüzde bu gelenek eskimiş olacak ki daha farklı bir versiyonu uygulanıyor. Bu yeni versiyonda çocuklar evlerin önüne gelip tıpkı Cadılar Bayramı’ndaki gibi “Otsukimi-dorobō desu!” (“Tsukimi hırsızı geldi”) diye bağırıyorlar ve ev sahibi çocuklara otsukimi-dongo ikram ediyor.

Geleneksel Yemekler ve Süslemeler

Tsukimi-dango , Kaynak: Just One Cook Book

Biraz önce Tsukimi’deki geleneklerden birinin de tanrılar için sunak hazırlamak olduğundan bahsetmiştim. Genellikle verandada, Ay için sake (geleneksel pirinç şarabı) ve yiyecek sunulur, sunulan bu yiyeceklerin aralarında belki de en popüler olan tsukimi-dango‘dur. Japon pirinç unu ve su ile yapılan tsukimi-dango, çok hafif bir tatlılığa ve yumuşak bir kıvama sahiptir. Bu yuvarlak pirinç tatlısı Dolunay’ı temsil eder ve şeklinin de uğurlu olduğuna inanılır. Ayrıca tsukimi-dango yemenin mutluluk ve sağlık getirdiği de kabul edilir. 15. geceye özel 15 tane (ya da her ay için bir tane olacak şekilde 12 tane) tsukimi-dango, sanpō adı verilen özel tepsilerin üzerine piramit şeklinde dizilir. Japonlar bu tatlıları piramit şeklinde dizerek ruhlar alemine ulaşabileceklerine inanırlar. Bunun yanında Tsukimi’yi kutlayacağınız yeri dekore etmek de gelenekseldir bu nedenle tsukimi-dango‘ya, evi negatif etkilerden koruduğuna inanılan ve pirincin bereketini temsil eden susuki otu (Çin Gümüş Otu adını da alabilir) eşlik eder. Bu süslemelerin yer aldığı ya da insanların Ay’ı izlemek için toplandığı yer, neresi olduğu fark etmeksizin tsukimidai olarak bilinir.

Tsukimi Udon

Bazen tsukimi-dango yerine mochilerin (pirinç ve sudan yapılan tatlı) sunulduğuna da şahit olabilirsiniz hatta bazı yemek yerlerinde Tsukimi’ye özel tavşan şeklinde mochiler servis edilir. Ayrıca Japoncada mochi yoğurma süreci Dolunay anlamına gelen “mochitsuki” olarak adlandırılır. (Kanjileri farklı ama okunuşları aynıdır.) Bu tatlılara ek olarak geleneksel olmasa da son zamanlarda sıklıkla karşımıza çıkan Tsukimi Soba ve Tsukimi Udon olarak adlandırılan, et suyu ile kaplı, üzerinde yumurta sarısı bulunan haşlanmış özel makarnalar da yenilir. Tsukimi kelimesi aynı zamanda Japon mutfağında, çırpılmamış ve çiğ yumurta sarısı içeren yemekler için de kullanılır bunun nedeni çiğ yumurtanın parlak Ay’ı temsil etmesidir.

Sonbahar mevsimine ait ürünler olmaları nedeniyle tatlı patates, kestane, soya fasulyesi, kabak, hurma ve taro da bu dönemde sıklıkla tanrılara bağışlanan yemekler arasındadır. Son olarak da lotus tohumu ezmesi, tuzlanmış yumurta sarısı ve domuz yağı ile yapılan ve Ay Keki adını alan bir tatlıyla da karşılaşabiliriz. Hepsi özel anlamlara gelen tüm bu yiyecekler “tsukimi ryōri” (Tsukimi yiyecekleri) olarak anılır. Ayrıca tatlı patates, taro ve soya fasulyesi gibi sunulan diğer yiyecekler nedeniyle bu festival Japonya’nın bazı bölgelerinde “Imomeigetsu” (Patates Hasat Ay’ı), “Mamemeigetsu” (Fasulye Hasat Ay’ı) ya da “Kurimeigetsu” (Kestane Hasat Ay’ı) gibi farklı adlarla da anılır.

Neden Tsukimi?

Köprüden Dolunay’ı İzleyen Güzel, Ikeda Terukata

Tsukimi herkes için farklı bir anlam taşıyor aslında, Heian Dönemi’nde yaşayan bir asil iseniz gecenin en derin saatlerine kadar şiirler okuyup, kadehlerinizi tokuşturacağınız bir parti ya da Edo Dönemi’nde tarlasını işleyen bir köylü iseniz size sunulan nimetler için tanrılara şükranlarınızı sunduğunuz özel bir gün, şair iseniz ırmağın üzerindeki parlak dolunayı izlemeye doyamadığınız büyülü bir gece ve eğer modern dünyada yaşayan yahut yaşamaya çalışan sıradan bir insansanız kendinizi daha az yalnız hissettiğiniz bir kutlama. Beni bu festival hakkında yazmaya iten şey Dolunay’ın gizemli büyüsü ve güzelliği oldu desem yalan olmaz. Belki günlük koşuşturmamız arasında gökyüzüne bakmanın eksikliğini çok hissetmesek de geceleri özellikle de yalnız kaldığımız gecelerde Ay’ın bize eşlik ettiğini görmek biraz daha rahatlatıcı oluyor. İşte Tsukimi bugün, birçok insana sonbahar rüzgarıyla birlikte gelen düşünceli veya sıkıntılı ruh halini aydınlatan oldukça düşünceli bir festival.

Belki sizler de Tsukimi’nin havasını yaşayabilir, arkadaşlarınızla buluşup Ay ışığında sohbetlere daldığınız, sıcak bir içeceğin sonbahar rüzgarında yalnızca vücudunuzu değil ruhunuzu da ısıttığı güzel bir gece geçirebilirsiniz. Daha önceki yazılarıma ulaşmak için tıklayabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…

Kaynakça:

https://en.wikipedia.org/wiki/Tsukimi

https://tokyotreat.com/news/tsukimi—japans-traditional-moon-viewing-festival

https://www.nippon.com/en/features/jg00115/

https://jw-webmagazine.com/tsukimi-harvest-moon-viewing-festival-in-japan/

https://www.tripsavvy.com/tsukimi-japanese-harvest-moon-festival-2031040

https://travel.earth/tsukimi-japan-harvest-moon-festival/

https://www.jrailpass.com/blog/tsukimi-harvest-moon-festival

https://www.japan-experience.com/to-know/understanding-japan/o-tsukimi-the-traditional-moon-festival

https://www.bokksu.com/blogs/news/japanese-folktale-rabbit-on-the-moon?_pos=3&_sid=a9731e5c0&_ss=r

© Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

3 Yorum

  • Burak

    İçeriğinde bolca teknik bilgi barındırıyor. Bi bakıma güzel ama bilgileri okurken Japonca kelimelere hiç aşina olmadığım için belli bi yerden sonra koptum. Hikayelere ve edebiyat kısımlarına bayıldım. (Özellikle de Ay Tanrısı’nın tavşanı mükafatlandırdığı kısma) genel anlamda hoş güzel bir yazı olmuş eline sağlık

    • Öncelikle yazıyı beğenmenize çok sevindim, teşekkürler. Yazıda bulunan teknik bilgileri, festivali daha iyi yorumlayabilmek ve etkinlikleri anlamlandırabilmek için vermem gerektiğini düşündüm ancak elimden geldiğince açıklayarak işlemeye çalıştım. Bir dahaki yazımda bu noktada daha dikkatli olacağıma emin olabilirsiniz, iltifatınız ve eleştiriniz için tekrardan teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir