Nasıl tarif ederiz o an’ı?

Herkes için ulaşılamaz olarak gördüğümüz bir nokta var aslında. Çevremizde çoğu insanın başaramadığı bir noktada sürekli olarak gel-gitler yaşayanlarımızın kısmı. “An”. Aslında An’ı tam anlamıyla yaşayabilenelerin tamamen mutlu olduğunu düşünürüz. Bu yüzden bu kadar istediğimiz ve cazip gelen bir şeydir, “Anı yaşamak” fakat gözden kaçırdığımız noktalara değinmek gerekirse An’ın önümüze ne çıkaracağını bilemeyiz ve tamamen karambol yaşarız. Olması gerektiği gibi plansız ve rahat. Bir süre öncesine kadar An’ı yaşıyordum. Gelen her duyguyu tıpkı önüme koyulduğu gibi, gizlemeden ve içimden gelerek yaşıyordum. Gerekirse atmamam gereken yerlerde attığım kahkahalar ya da ağlamamam gereken turnuvalarda ağlamam beni asla pişman etmedi. Üzülmemem gereken noktalarda üzüldüm çünkü o An canım tamamen bunu istiyordu ve An önüme bunu koymuştu. Bazen fazlaca sevindim. Hak etmediğim noktalarda çok mutlu oldum çünkü içimdeki o An dürtüsü bunu hak ettiğime dair beni ikna etmişti. Fakat bir süre önce hayatı gözleri kapalı yaşamak adlı bir tabiri yaşadım. Bunu birini tanıyarak ya da bir olayı yaşamış olarak anladığımı belki farz edebiliriz. Belki de edemeyiz. Bunun bir insan olduğunu düşünebilir veyahut reddebiliriz. Belki de aynısını olay niteliği taşıyan bir duruma odaklayabiliriz. Bu ne olursa olsun yaşam çizgimi tamamen değiştirdiğine olan inancımın kaybolmamasını umuyorum. Çünkü kaybolursa benim de kaybolacağımı biliyorum. Hayatın nasıl gözleri kapalı yaşanabileceğini bilmiyorum. Fakat yaşandığını biliyorum. Bunu çok öğrenmek istememe rağmen öğrenemedim. Son bir kez sormak istedim. Çünkü o An içimden bunu sormak geldi.

Hayatı gözlerim kapalı yaşamayı öğretebilir misin bana? An’dan daha güzel bir duyguyu tattırabilir misin? Bütün dünyanın yükü omuzlarında hissediyorken korkusuz hissettirebilir misin? Yanımda kalıp hayatımı güzelleştirebilir misin? Seninle yeterince güzel değilmiş gibi. Fakat An benden bu soruları sormamı istese dahi cevabını alamayacağımı bildiğimden hep içimde saklı tuttum. Nereye kadar gizleyebilirdim bilmiyorum ama bi noktadan sonra gizlememe gerek kalmadı. İşte bu görecelik ve bu belirsizlik An’ı yaşamanın size getirdiği kötü yanılsamalardan sadece biri. Acının ne zaman geçeceğini bilmediğinizden bi an, kontrolü kaybettiğiniz o bir an geleceği düşünür oluyorsunuz ve bunun yaşadığınız An ile sentezlenişi size tam anlamıyla dibi gösteriyor. İşte o sanki hiç geçmeyecek gibiydi tabirinin hayat bulduğu noktada can çekişmeye başlıyorsunuz. O An düşündüğünüz tek şey “ya gözlerim kapalı olsaydı” oluyor. Acıdan kaçmak için değil. Tekrar huzuruma kavuşabilmek için bu hayatı tıpkı senin gibi gözlerim kapalı  yaşamayı öğretebilir misin bana?